Katar`da düşünen kadınlar




Farkındalığı yüksek olan bireylerin; hayata dair, insanlığa dair birikimlerini çevresindekilere ilham verici olarak kullanması zorunludur...  Katar Kitap Klübümüzün Yöneticisi Beyza Başar Ataol'un söylemi bu!

Benim de her kelimesine sonuna kadar katıldığım bir cümle! Damla gazetesindeki köşe yazımda da yapmaya çalıştığım bu aslında. Elimden geldiğince, öğrendiğim farklılıkları aktarabilmek...

Değişik türler
   
Biz Katar Kitap klübümüzde yıllardır farkındalığımızı artırmayı ve farklı düşünceleri eleştirmeden görebilmeyi amaçlayarak okuyoruz kitaplarımızı. Tek bir tür değil okuduğumuz, değişik ülkelerden değişik türlerden kitaplar bunlar.
    Her yıl 10 -14  adet arası kitap seçip onları okuyor ve her ay birini ve ya ikisini değerlendiriyoruz. 30'u aktif toplamda 56 üyemiz var. Her birimiz bu klüp sayesinde kendi çapımızda gelişmeler kaydettik.

Ön yargılar

    Kimimiz ön yargılarının kırıldığını gördü, kimimiz "Aslında ben kitap okumuyormuşum onu fark ettim" dedi. Kimimiz ise kulübe katıldıktan sonra kurduğu cümleler arasındaki değişimi çok net gördü. Düşünceler netleşti, eleştirmeden dinlemek, özgürce konuşabilmek yerleşti.

Yargılamadan

    30 aktif üye demek 30 farklı bakış açısı demek. Birbirimizi yargılamadan dinlemeyi başararak tartışıyoruz kitapları ve yazarlarını. Bilmediklerimizi öğrenmenin yanında açık fikirli olabilmenin keyfini sürüyoruz.

Oranlar içler acısı
   
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) geçen yıl yayınladığı verilere göre, Türkiye'de kitap okumaya kişi başına ayırılan süre günde yalnızca bir dakika. Buna karşın, televizyon izlemeye 6 saat, internete 3 saat harcanıyor.
     Türkiye'de düzenli kitap okuyanların oranı neredeyse binde bir! 
    Çocuk sahibi olduktan sonra beni en çok üzen konulardan biri düzenli kitap okuyamamak olmuştu. Yukarıdaki istatistiki bilgileri göz önünde bulundurunca kitap klübümüz sayesinde yılda en az 10-12 kitap okuyabilmiş olmak gurur veriyor bana!
Anneler ve anne adayları
    Klübümüz, erkeklerin çalışma saatlerine uymadığı için sadece kadınlardan oluşuyor.  Her yaş grubundan birilerini bulmak mümkün. Herkes anne değil tabi ki fakat bizimle beraber ilk annelik dugularını tadan arkadaşlarımız da  oldu.
    Özellikle 20-30 yaş arası genç arkadaşlarımız var ki onların zengin bilgisi, araştırmacı ruhu ve tutkusu hepimize ilham oldu!

Zararlı mı?
   
Kitap okuyan birinden nasıl bir zarar gelebilir ki? Bu soruyu Kitap Kulübümüzün Başkanı Beyza Hanım soruyor ve ekliyor "Ben iki üniversite bitirmiş birinin şunu söylediğini duydum: Kitap okumasınlar, kitap okuyup devlete düşman mı olsunlar"
    Yeni bakış açıları geliştirmek, karşımızdakini eleştirmeden, saygıyla dinleyebilmek, 'acaba'ları hayatımıza sokmak bizim yaptığımız. Düşman olmak değil! Aksine herkese kucak açabilmek! Farklılıklarımızla bir arada kalabilmek!

Neler kattı?

    Güney Amerika'da, Şili'de olan bir olayın benzerinin Türkiye'de de yaşandığını öğrendik mesela bu sene Isabel Allende'nin "Ruhlar evi" kitabıyla.
    Güney Koreli Yazar Han Kang'ın "Vejetaryen" kitabı ile Kore’nin aile yapısının Türk aile yapısına ne kadar da benzediğini, kadına bakış açılarının çok yakın olduğunu gördük.
    Hindistanlı yazar  Arundhati Roy'un "Kücük Şeylerin Tanrısı" adlı kitabında kast sisteminin acımasızlıklarını okuyarak Türkiyedeki ağalık sistemini anımsadık...
    Sevginin dini, dili ve ırkının olmadığına bir kez daha emin olduk Litvanyalı yazar Emile Ajar'ın kitaplarıyla...

İnsan ne zaman ölür?
   
İnsan, öğrenmeyi ve üretmeyi bıraktığı zaman ölür aslında! Katar Kitap Klübü bana şahsım olarak çok şey kattı. Her şeyden önce oraya taşındığım, çalışma hayatına ara verdiğim ilk yıllarda kendimi geliştirebilmemi sağladı.   
    Okuyoruz, öğreniyoruz, gelişiyoruz ve çocuklarımızı (ve ya gelecekteki çocuklarımızı) topluma yararlı bireyler olarak yetiştirmeye gayret ediyoruz.


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları