Katar‘da bağımsızlık ve doğalgaz




Osmanlı devleti en son askerini 1915 yılında bölgeden çektikten sonra İngiltere Katar‘ı himayesi altına alıyor ve bir eyaleti olarak yönetiyor. 

1930 yılında japonya‘nın inci çiftliklerini icat etmesi ile çıkardıkları incinin değeri düştüğü için Katar‘ın gelir kaynakları tükeniyor. Katar artık yoksul bir ülkedir ta ki 1948 yılında petrolun bulunmasına kadar. Bulunan petrolü işleyip pazarlamaya başlamak 10 yıl sürüyor. Yine de petrol satışı yeterli olmuyor. Doğalgaz bulunup ihracatına başlayıncaya kadar yoksul yıllar devam ediyor. 

 

 Bağımsızlık 

 

Orta doğu ülkeleri, 1950’li yıllardan itibaren bağımsızlıklarını kazanmaya başlıyor. 1968 yılında ingilizler körfezden çekildiğini açıklıyor. Çekiliyor ama giderken dostça gidiyor. Şirketlerini burada bırakarak ve antlaşmalarını yaparak. Öyle ki Katar İngiltere‘nin onayı olmadan hiçbir ülke ile antlaşma yapamayacak uzun yıllar.

İngilizlerin ayrılmasından 3 yıl sonra, 3 ekim 1971 yılında Katar resmi olarak bağımsızlığını ilan ediyor. 

 

 Emir Hamad dönemi

 

1971-1995 yılları arasında ülkeyi yöneten ilk emirin ardından, yönetime el koyan Katar Emiri Hamad bin Halife Al Tani göreve geliyor. Emir Al Tani önemli siyasi ve ekonomik reformlar gerçekleştiriyor. Uluslar arası mahkemeler en sonunda 2001 yıllında çeşitli antlaşmalar yapılarak sonuçlanıyor. Katar çok yakınında bulunan adaları Bahreyn’e bırakmak durumunda kalıyor. Katar‘ın ismi artık dünyada duyulmaya başlanıyor. 

Emir Al Tani, 2013'te görevini kansız bir darbe ile oğlu Şeyh Temim bin Hamad El Tani'ye devrediyor.

 

 Doğalgaz

 

Bağımsızlığın ilan edildiği yıl doğalgaz bulunuyor. İlk dönemler petrole nazaran ihracaatı zor olduğu için çok önem verilmiyor hatta hayal kırıklığı ile karşılanıyor. İhracaata başlanması 26 yıl sürüyor. İlk Dolphin boru hattı döşeniyor ve Birleşik Arap Emirlikleri ile Umman‘a doğalgaz satılmaya başlanıyor.

İngilizler 10 yıldan fazla süren araştırmaları sonucu doğalgazı sıvılaştırmayı başarıyorlar. Öyle ki Güney Afrika‘da yetişen bir bitki sayesinde 600 litre gaz, 1 litre sıvıya dönüştürülebiliyor. Bu sayede transfer problemi çok daha karlı bir şekilde çözülüyor. İşte o zaman hem içerde hem dışarda dengeler değişiyor. 

 

 Katar‘ın altın çağı

 

1995 yılında dönemin şeyhi Hamad Bin Halifa sıvılaştırılmış doğalgaz (LMG) üretimi için milyarlarca dolar harcayarak kilometrelerce uzunluğunda bir tesis kuruyor. 

Yakın komşularından sonra Asya ve Avrupaya da doğalgaz satmaya başlayorlar. Dip not; günümüde hala İngiltere doğalgaz ihtiyacının çoğunu buradan karşılanıyor. 

2005 yılında kuzeydeki doğalgaz sahasını genişletme kararı alıyor. Şu an 7 adet aktif terminali bulunuyor. Iran sınırına yakın bölgede, denizin ortasında 6 adet ve karada 1 adet 

 

 Dünya da birinci

 

Günümüzde Katar LMG ihracatında Dünyada birinci, doğalgaz ihracaatında Rusya ve İran‘dan sonra Dünyada üçüncü sırada yani Dünya doğalgaz rezervlerinin %15‘ine sahip.  

Hal böyle olunca dünyanın en zengin ülkelerinden biri haline geliyor. Dünyada en büyük kişi başı Gayrisafi Milli Hasıla’ya sahip ülke. Ortalama 130 bin dolar. Her bir aileye doğalgazdan pay veriliyor, hem de her ay 30 bin dolar.  Katari vatandaşlara elektrik, su, gaz, telefon bedava. Zaten genel olarak vergi yok sadece bazı oteller vergi veriyor.

Nereden nereye...

Anlatacaklarım bitmedi. Haftaya görüşmek üzere...

Katkılarından dolayı Sayın Nevra Arıkok ve Dummar Bingöl‘e teşekkürler.


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları