YANGIN




Tabiatta, doğada bazı felaketler vardır ki insanları kahreder. Hiçbir zaman düşmana karşı bile arzulanmaz. Sel felaketleri, rüzgar, fırtına, çığ ve deprem gibi felaketler asla sevilmez. Bu felaketlere karşı insanoğlu bir takım önlemler almakta tam manasıyla önlemeye muktedir değil, olamazda. Yalnız bazı felaketlerin insanlıktan nasibini almamış zavallı kimselerce çıkarılmaktadır. Örneğin bir hiç yüzünden savaşların çıkarılması, ormanların yakılması vesaire. Hele rant uğruna veya teröristlere çıkarılan yangınlar en büyük felaketlerdendir. Bir sürü canlı varlıkların sonu oluyor. Yıllarca yetişmiş ve canlılara oksijen veren ağaçların yanması dünyanın neresinde olursa olsun çok mu çok üzücüdür. Üzülmeyen kimse yoktur sanırım. Ormanları bilerek yakan ve yakalanan kişileri hiç acımadan yakmak gerek. Öyle bir anda da değil. Yavaş Yavaş.

 

Ayın 27’sinde Cuma akşamı mahallemizde yani Konuralp Ş. Kemal Işıldak’ta  eski belediye Başkanı Yusuf Ercan’ın evi, daha doğrusu dairesi yandı. Tamamen kül oldu. Evin bulunduğu alan üç dört dönüm yer tamamen ağaçlarla, kalaslarla istif istif dolu idi. Burası  büyük çapta ağaç atölyesi veya fabrikası ile kaplı bir yerdir. Ağaç doğrama binası üç katlı binanın kuzey kısmında bulunuyor. Ağaç doğrama binası ile üç katlı binanın arasında ağaç soğutma fırını bulunuyor. Bu fırın yakıldığı zaman sık sık kontrol edilir ki herhangi bir olumsuzluğa meydan vermesin. Konutun üst katı tamamen ahşap malzemedendi. Yusuf Ercan ve ailesi orada oturuyorlardı. Bu kat tamamen yandı. Alt katlara ve atölye binalarına az zarar verdi. Akşam 8.30’larda çıkan yangın itfaiyelere haber verilmesine rağmen geç geldiler. İlk geleninde suyu cansız aktı. Tesirsiz kaldı, Sonra Boğaziçi, Çilimli ve Akçakoca Belediye itfaiyeleri geldiler. Gök yüzüne yükselen alevleri ve koyu bulutlar şeklinde yükselen dumanları ancak üç dört saatte söndürebildiler. Daha sonra da soğutmaya devam ettiler. Eğer yangın binanın dibine kadar yığılı olan tomruk ve kalaslara sıçramış olsaydı, söndürmek imkansız olurdu. Yangın erken olduğundan insanca bir kayıp yoktu. Herkesin, Hepimizin tesellisi bu, hani denir ya cana bir şey olmasın, mala olsun. Gerçi malda canın yongasıdır. Ama bir tek can kaybı olsaydı bu acı hiç unutulmazdı. Hepimize geçmiş olsun, verilmiş sadakaları varmış.

 

 

Yangın konutun yanında ki ağaç kurutma fırınından fırlatan kıvılcımdan çıktığı tahmin ediliyor. Çok şükür Konutlarda oturanlar ( Hepsi Kardeşler) başta Başkan Yusuf Ercan olmak üzere hepsinin, hepimizin( benim yeğenlerimdir, kız kardeşimin çocuklarıdır.) içimiz yanmakla birlikte moralleri iyi yıkılan, yanan daire yapılır, yanan eşyalar alınır. Hasar gören yerlerde onarılır elbette. Zamanla her şey düzelir inşallah.

 

Yer Akçakoca caddesi kenarında olduğundan duyan ve gören herkes geldi. Polisler trafiği zor idare etti. Haberciler. Uzaktan resim çekebildiler. Millet atölye yandı, sandı, dedikodular çeşitli şekilde yayıldı. Bu bakımdan gerçekler bilinsin diye olayı kaleme aldım. Belki ufak tefek yanlışlarım var isede esası budur.

 

 

Sevgi Ve Saygılarımla


Son Yazıları

2019.10.01 - YANGIN
2019.09.19 - Lüzumsuz israflar
2019.09.05 - Diyanetin tutumu
2019.08.20 - Gurbetçilere İthaf Olunur
2019.07.26 - Hastane Ve Hasta İlişkileri
2019.07.03 - İMAMOĞLU
2019.06.25 - Hak yerini buldu
2019.06.12 - İMAMOĞLU
2019.05.14 - HUKUK-GUGUK
2019.03.18 - Ali Beşer'e Mektup

İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları