Nasıl kurtuluruz!...




"Nasıl kurtarıldığı bilinmeyen bir mülkün, müdafaası da mümkün değildir.." diyen Aşık ZEVRAKİ  bizlere acaba ne demek istiyordu. Onun için makalemin başlığını ve konusunu "Nasıl Kurtuluruz!.." a ayırdım..

Buradan size imparatorluğun yıkılışı ve yabancı devletlerce işgalini uzun uzun anlatmayacağım. Hatta ne mücadelelerle Cumhuriyeti kurduğumuzu öyle kısa bir makalede anlatmam da mümkün değil.

Bizler; Çanakkale kara ve deniz savaşlarından sonra, Kurtuluş savaşımızı, Sakarya Meydan Muharebesini, İnönü savaşlarını ve Büyük taarruzunu dedelerimizden, zamanımıza kadar gelmiş Gazilerimizden bizatihi duyduk. Okul kitaplarından okuduğumuz yakın tarihimizde bu anlatacaklarımızı sadece bir satırla anlatıldığından şu an okullarda okuyan yavrularımız 40 gün, 40 gece süren Sakarya Meydan muharebesinden ne anlasın. Onu nasıl hissetsin ve iliklerine kadar ürpersin.

Yakın Tarihimizle gençlerimiz küstürüldü hatta yok sayıldı. Sanki ayıplı imiş gibi dedelerimiz ve Milli Mücadele kahramanlarına ağza alınmayacak hakaretler yapıldı. "Keşke Yunan galip gelseydi.." diyebilen bir düztaban zihniyetin esiri oldu Ülkem.

Geçenlerde Üniversitede okuyan gençlerimizle sohbet ediyorduk. Onlara bu "Ülkeyi kim kurdu?.." diye bir soru sordum. Keşke sormaz olsaydım, sorduğuma bin pişman oldum. Aldığım cevaplar ise gayet manidar sevgili okurlar. Kimisi "Ertuğrul.." dedi, kimisi "Fatih Sultan Mehmet.." dedi, kimisi de "Sultan Abdülhamit..". Hatta iş "Sultan Vahdettin" e kadar dayandı. Bir türlü Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarını hatırlayan olmadı.  

Gençlerimize kızamadım bile.. Tarihi televizyon dizilerinden öğrenen bir nesle nasıl kızacaksın ki. Siyasilerimizde Maşallah Cumhuriyetimiz için "Reklam arası.." , "Çömez devlet.." ve bunun gibi aşağılayıcı ibareler kullanınca gençlerimize neden kızacağız ki.  

Hangi şartlarda, yoksulluk ve yokluk içinde. Açlık ve sefaletin diz boyu olduğu ve yedi düvelin (devletin) Anadolu toprakları üzerine çökmesinden sonra verilen mücadeleyi bu vatanın her ferdinin bilmesi gerekirdi. Hastalık, açlık, korku hatta utanmadan yazacağım "BİT" istilası arasında birde vatan namusuna göz diken bu mahluklar sürüsü ile mücadele ettik. İçimizdeki ve kendi ellerimizle beslediğimiz hainleri hiç saymıyorum. Şu 15-20 yıllık geçmişimize bakarsak ve bu kadar hain neredeydi diye sorarsak eğer. Benim Babam iki dedesini de bilmez. Çünkü her ikisi de bu vatan için hayatlarının baharında şehit olmuşlar. İçimizdeki hainlerin dedeleri ise Yunan ile, İngiliz ile hatta Fransız ile beraber olmuşlar ve onların bayraklarını sallamışlar.."Keşke Yunan galip gelseydi.." öylemi?

Evet; sevgili okurlar.. Nasıl kurtarıldığı bilinmeyen bir vatanı, müdafaa etmek gerçekten mümkün değil..

Bakın Aşık Zevraki ne demiş o zamanlar için...

Yanıyordu vatan doksan yıl evvel

Volkanlara dala dala kurtardık.

Başına derildi tam yedi düvel

Balkanlara çala çala kurtardık.

*

Frenk fikri felek fırtınasına

Kızıl kor karmış yar mor kınasına

Yiğitler yasına, kan deryasına

Gam kuyusuna dala dala kurtardık.

....

Titreyip kendimize gelelim lütfen....


Son Yazıları

2018.07.09 - Nasıl kurtuluruz!...
2018.03.17 - SAYIN VALİ'MDEN ARZUHALİMDİR..
2018.02.01 - NİHAYET BÖLÜNDÜK!...
2017.08.14 - MEMNUNUZ..
2017.03.10 - EY! AKIL SAHİPLERİ...
2017.02.04 - REFERANDUMDA ALGI MÜHENDİSLİĞİ..
2016.10.14 - EY... ADALET!..
2016.05.05 - Algı...

İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları