BİR BU EKSİKTİ




Şahaneydi o akşam Düzce’deki tarzınız…

“Sevgili Ece Gürsel ile sevgili Ayşen Erikli'yi Facebook'ta arkadaşım olmadıkları için etiketleyemedim. Bu arada; fotoğraf çekilirken Ferhat neredeydi bilmiyorum. Yokluğunu fotoğrafa bakınca fark ettim. Uzun zamandır bu kadar gülmemiştim. Hepiniz şahaneydiniz. Celal Abi'nin birkaç gün sonra olacağı anjiyo da, Berke'nin migreni de şovu engellemedi... Sahne arkasında sizinle birlikte olmak da, sahne de sizi izlemek de çok güzeldi. Anlayışınız ve nezaketiniz için teşekkür ederim. Geçmişte ve bugün beni bir “terS gözlük” hikayesiyle anımsamanızı unutmayacağım. Arkadaşlığınız için teşekkürler... Hep böyle gülümseyin... Sevgilerim sizinle...”

Oyundan sonra Facebook’ta paylaştığım fotoğrafın altına böyle yazdım. Bu bir samimiyet ifadesi.

3 yıl önceki oyundan aklımızda kalan bir gözlük hikayesiymiş. Hikayeler insanları birbirine bağlar. “Ters Gözlük” hikayesi hiç yazılmamış olsa da hayatta ve belleklerde gülümseten bir etkisi var. “Hangisi Karısı” adlı oyunu üç yıl önce izlediğimde çok mutlu olmuştum. Çünkü gülmek insana mutluluk veriyor. Ama bu halim, üç yıl sonra “Bir Bu Eksikti” adlı oyunda izlediğim oyuncuların hayata kattığı güzel havayla da ilgiliydi. Bu oyuncuları çok seviyorum. Dört karakterli Can Törtop ve iki karakterli Ümmühan Kıldiş “hayata karakter lazım” sözümü tükenmeyen bir enerjileri ve eksiksiz oyunculuklarıyla başka bir yöne taşıdılar. Celal Belgil muhteşem sırıtışı, mükemmel performansı ve huzur veren nezaketiyle aklımda kaldı. Berke Hürcan yine sahneye çok yakıştı ve rolünü çok iyi sergiledi. Ece Gürsel bir oturdu, bir dikildi, zıpırca bir devinimi oyun süresince hissettirdi. Ferhat Balaban, oyundaki tiplemesiyle, her şeyi dalgaya alan adamın ifadesini gerçeği de öyleymiş gibi hep yüzünde taşıdı. Ayşen Erikli ve Sedat Dalar’ı da tanıdığım için ayrıca mutluyum. İkisi de sahneden salona sıcacık akımlar gönderdi.

3 yıl önce izlediğim oyundan sonra yazdığım sözleri yineliyorum:

“Neşe dolu bir sahnede her şey tıkır tıkır işledi. Oyuncular tek tek ve beraberce ne güzeldi…”

En güzeli oyunlarında her rolü oynayan bu dostlarımın gerçek hayattaki karakterlerinin pırıltısı sanırım. İyi insan olmak zor iş. Onlar iyi oyuncular ve iyi insanlar. Bir kez daha Düzce’ye uğradıkları için minnettarım…

Şimdi artık gözlüklerimizi takalım…


Son Yazıları

2018.12.20 - Yerli malı yoğurdu
2018.06.13 - Dünyayı değiştirecekler
2018.05.29 - BİR BU EKSİKTİ
2018.05.17 - Bu kez Bob Marley
2018.05.10 - BİR YALNIZLIK OYUNU
2018.05.01 - Zakkum iyi geldi
2018.03.23 - Ali Beşer
2018.03.05 - BİR FİLOZOFUN GÖSTERİSİ
2018.02.24 - İYİ ŞARKILAR SÖYLÜYORSUN SEN
2017.12.27 - MÜZEDE HAYAT VAR

İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları