Anlamak için eşek olmak lazım




Bugün eski bir öykü geldi aklıma. Sizinle paylaşmak istedim. Öykü şöyle :

Adamın biri korku belası, Timur'a iyi bakımlı bir eşek hediye etmiş. Etraftaki dalkavuklar eşeği öve öve bitirememiş, göklere çıkarmışlar. Hoca'yı gözden düşürmek için fırsat kollayan bu dalkavuklardan biri hemen söze girmiş:

-Hükümdarım, bu eşek öylesine cins bir eşek ki, Hoca gibi ağzı öpülecek birinin eline geçse iyi yetiştirilirse alimallah okuma bile öğrenir.

Timur bu fırsatı kaçırmamış. Hoca'yı zor durumda bırakmak, biraz da eğlenmek için harekete geçmiş. Tutmuş, eşeğin yularını Hoca'nın eline vermiş.

-Eti senin, kemiği benim Hocam, oku, korkut, ne yaparsan yap adam et bunu!

Hoca da çaresiz eşeğin yularını tutmuş. Herkes merak içinde şaşkın bakarken, Hoca, evinin yolunu tutmuş. Eve varınca düşünüp taşınmış. Alaya alınmamak, ele güne rezil olmamak, yüzünü kızartmamak için bir çare aramış. Kendine göre bir yol da bulmuş. Kitapçıya gidip deriden bir kitap yaptırmış. Yapraklarının arasına arpa serpiştirmiş. Bu sırada eşeği de bir kaç gün aç bırakmış. Kitabı getirip aç eşeğin önüne koymuş. Kitabı yaprak yaprak açıp arpaları eşeğe yedirmiş. Sabah-akşam derken eşek alışmış buna. Artık kitabın yapraklarını diliyle açmaya, arpaları dişiyle öğütmeye, kitabın sonunda arpa bulamayınca anırmaya başlamış.

Gel zaman git zaman; aradan tam bir ay geçmiş. Timur'un karşısına çıkma zamanı gelip çatmış. Hoca o günün akşamı eşeğe yem vermemiş. Ertesi sabah, eşeğe gümüş bir gem vurmuş. Eşekle birlikte imtihan yerine varmış. Timur'un karşısına çıkmış.

Hoca, saray avlusunun orta yerine bir masa istemiş. Getirdiği kitabı da üstüne koymuş. Önceki günden beri aç olan eşeği de çekmiş kitabın önüne. Eşek kitaba eğilmiş. Başını hiç kaldırmadan kitabın sayfalarını tek tek açıp çevirmiş, arada bir de zırlayıp durmuş. Kitabın bütün sayfalarını çevirme işi bitince anırmaya başlamış. Hoca:

"İşte gördünüz, eşek kitabın bütün sayfalarını çevire çevire okudu.”

Görenlerin parmağı ağzında kalmış. Ama orada hazır bulunanlardan ve Hoca'yı çekemeyenlerden bazıları:

- Canım Hoca, demişler, okumasına diyecek yok da, ne okuduğu anlaşılmıyor, biz bu işten bir şey anlamadık!

O zaman Hoca:

- Tabi anlamazsın, o eşekçe okudu, anlamak için eşek olmak gerek.


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları