Güncel / Gündem / Sağlık

Sağlıklı ve zinde bir yaşam için…

‘’Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi’' demiş Kanuni Sultan Süleyman.

Sağlıklı ve zinde bir yaşam için…



Sevgili okurlar, çoğumuz sağlığımızın kıymetini maalesef ancak hastalanınca anlarız. En basiti 3 gün nezle olup bütün herşeyden elimizi eteğimizi çektiğimizde, aslında rahat nefes almanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu farkederiz. Pek çoğumuz ne yazık ki hastalıklar başımıza gelmeden herhangi bir önlem alma çabasına da girişmeyiz. Çoğu zaman çevremizde gördüğümüz hastalıkların bizim başımıza gelmeyeceğini düşünür, o hastalık kapımızı çalana kadar uyarılara pek de kulak asmayız. Ne zaman ki tatsız misafirler kapıyı çalar, o zaman elimiz ayağımız dolaşır, hazırlıksız yakalandığımız bu hastalıklar bizi yavaş yavaş etkilemeye başlayınca sağlığımızın kıymetini anlarız. Ah keşke deriz ama çoğu zaman iş işten geçmiştir.

Peki sağlıklı olmak, sağlıklı ve zinde yaşamak için neler yapmalıyız?

Öncelikle dünyada en çok hastalığa, ölüme ve sakatlığa neden olan hastalıkları, bu hastalıklara neden olan etkenleri ve korunma yollarını bilmemiz lazım. Tüm dünya genelinde en çok ölüme neden olan hastalıklar sırayla: kalp hastalıkları, beyin damar hastalıkları, kanserler, kazalar, travmalar ve kronik akciğer hastalıklarıdır. 1985 ile 2015 yılları arasında, enfeksiyonlara bağlı ölümler antibiyotik kullanımları ve hijyen koşullarındaki düzelme nedeni ile azalmış iken, kalp hastalıkları ve kanserlere bağlı ölümler önemli oranda artmıştır.

En sık öldüren: Kalp hastalıkları

Dünyada en sık ölüm nedeni olan kalp hastalıklarından kendimizi korumamız için gerekenler,  öncelikle sağlıklı beslenmek, sağlıklı kiloda olmak, egzersizi ve hareketli bir yaşam tarzını benimsemek, sigarayı bırakmak, stresten uzak durmak, eğer tansiyon, kolesterol, şeker yüksekliği gibi hastalıklarımız var ise doktor kontrolünde tedavi almaktır.

Sağlıklı beslenme denince ilk akla gelen şey tabiî ki akdeniz tipi beslenme, yani şeker, un ve tuzun kısıtlı olduğu, bolca sebze meyve ağırlıklı, kuruyemiş, balık ve zeytin yağının ön plana çıktığı, suan tıbbi çevrelerde en sağlıklı olduğu kabul edilen beslenme tarzıdır. Hayatınızdan şeker zehrini ve beyaz unu çıkardığınız zaman kendinizi ne kadar iyi hissettiğinizi göreceksiniz.

Neredeyse tüm hastalıkların ortak paydası: Sağlıksız beslenme ve obezite

Son 100 yıldır araçların ve makinelerin hayatımıza girmesi ile insanoğlu yeni bir hastalık üretti kendisine. OBEZİTE.  100 yıl öncesinde böyle bir hastalık neredeyse yok iken, şimdi dünyanın 3 te biri obez. Obezitenin en büyük sebebi sağlıksız ve aşırı beslenme, bunun yanında da hareketsiz yaşam tarzıdır. Modern hayat ile beraber aşırı gıda tüketimi normal hale geldi. Yüksek kalorili, aşırı yağlı, aşırı tuzlu beslenir olduk. Aburcubur ve fast food dediğimiz yüksek kalorili ve ucuz besinler hayatımıza girdiğinden beri yağlanma sorunu kat kat arttı. Bu besinlere ulaşım oldukça kolaydır, içine katılan maddelerden dolayı lezzetlidirler, ucuzdurlar, hızlıca ve yalancı bir doygunluk hissi sağlarlar. Bu nedenlerden dolayı bu besinlerin tüketimi özellikle gençlerde salgın boyutunda artmış bulunmakta. Bunların aşırı tüketiminin doğal sonucu da maalesef fazla kilo ve obezite sorunu olmakta. Obezitenin ise etkilemediği organ, bozmadığı sistem neredeyse yok gibi.

Hareketsizlik

Hareketsizlik insan vücudunun tarihi gelişimine uygun olmayan bir durumdur. Zamanında besin bulmak için bile kilometrelerce yürümek ve avlamak için koşmak zorunda olan atalarımızdan bu yana genlerimiz çok fazla değişmedi. Ama hayat tarzımız çok fazla değişti. Tüm gün iş yerinde çoğunlukla oturarak çalışıyoruz. Eve giderken çoğunlukla araç kullanıyor, evde de büyük oranda TV, bilgisayar ve cep telefonları nedeni ile hareketsiz kalıyoruz. Kalp damar hastalıklarından korunma konusunda bize en çok yardımcı olacak husus egzersizi bir yaşam tarzı haline getirmek olacaktır. Kalp damar hastalıklarından korunmak için haftada en az 150 dakika egzersiz yapmalıyız. Egzersiz sırasında kalp hızı yükseltilmeli, kalp bu şekilde bir nevi zor koşullara hazırlanmalıdır. Ulaşılması gereken kalp hızı 220-yaş formülü ile belirlenebilir. Yani 40 yaşındaki bir insan haftada 3 gün kalp hızını 180 lere çıkarır ise, kalbine çok büyük bir iyilik yapmış olur.

Beyin damar hastalıklarından korunma

Ölüme ve sakatlığa en fazla neden olan hastalıklardan bir diğeri de beyin damar hastalığı dediğimiz hastalıklardır. Kendini inme (felç geçirme) olarak gösterir. Beyin damar hastalıkları damar tıkanıklığı yada beyin kanaması şeklinde olabilir. Damar tıkanıklığının nedeni tıpkı kalp hastalıklarında olduğu gibi, tansiyon ve kolesterol yüksekliği, şeker hastalığı, sigara kullanımı gibi etkenlerdir. Kanamanın en önemli nedeni ise ani olan aşırı tansiyon yükselmesi durumudur. Tansiyon yüksekliği Türkiyede %40 oranında görülmektedir. Bir çok kişinin tansiyonunun yüksek olduğunun farkında olmadığını düşünürsek bu oran aslında daha yüksektir. Hipertansiyona neden olan ana durumlar yine sağlıksız beslenme (aşırı tuzlu ve aşırı yağlı beslenme), obezite, stres gibi faktörlerdir. Hazır gıdalar, işlenmiş market ürünleri, turşular, salamuralar, restoran yemekleri yüksek oranda tuz içerir. Obezite, hareketsizlik ve stres de eklenince tansiyon yüksekliği kaçınılmaz olur.

Hipertansiyondan korunma

Tansiyon yüksekliğini önlemenin en önemli yolları, düzenli egzersiz (günlük yarım saat yürüyüş gibi), sağlıklı beslenme, kilo verme, stresten ve sigaradan uzak durma ve  tuz alımının azaltılmasıdır. Normal bir insanda günlük tuz alımı en fazla 5 gr olması gerekir iken (1 tatlı kaşığı), Türkiyede kişi başı ortalama tuz tüketiminin 18 gr olduğu saptanmıştır. Türkiyede yapılan bir araştırma 4 kişiden birinin yemeğin tadına bakmadan tuz attığını göstermiştir. Yemekler pişerken değil, tabaklara alındıktan sonra herkesin kendi tabağına tuz atması, masadan tuzlukların kaldırılması, hazır gıdalardan ve market ürünlerinden uzak durulması, zeytin, peynir, turşu gibi ürünlerin tuzsuz olarak tercih edilmesi alınabilecek başlıca önlemlerdendir.

Kanser salgın gibi artmakta

Her çeşit kansere bağlı ölüm tüm dünyada hızla artmaktadır. Bu hızlı artışın en önemli nedenleri, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, obezite, hareketsiz yaşam tarzı, alkol kullanımında artış, radyasyon ve kimyasal madde maruziyetinde artış, bazı virüsler, hava kirliliği, uzun süre güneş ışığına maruz kalma gibi nedenlerdir. Bunun dışında bazı genetik bozukluklar kanserlere neden olabilir.

Kanserden korunmak için

Sigara özellikle akciğer olmak üzere tüm kanserlerde artışa neden olur. Dünyada önlenebilir ölümlerin en sık nedeni sigara kullanımıdır. Özellikle kalp damar hastalıkları ve kanserden korunmak için sigara kullanımı kesinlikle sonlandırılmalıdır.

Sağlıksız beslenme de özellikle sindirim sistemi kanserlerine yol açar. Aşırı yağlı beslenme, rafine ve hazır gıdalar, gıdalara katılan koruyucular, tuzlanmış, tütsülenmiş ve direk ateşe maruz kalmış besinler ve etler kanser riskini arttırır. Ayrıca sebze, meyve, kurubaklagil ve kepekli tahıldan fakir, kırmızı etten zengin beslenme sindirim kanalı kanserlerine yatkınlığı arttırır. Bunun nedeni posa alımındaki azalma ve sebze ve meyvelerin antioksidan etkisinden mahrum kalmadır.

Obezite sıklığı 1985 yılından bu yana tüm dünyada 2 katına çıkmıştır. Obezite bir nevi çağın vebası, neredeyse tüm kronik hastalıkların ana sebebidir. Bunlardan en önemlisi dünyada en çok ölüme neden olan kalp hastalığıdır. Ayrıca obezite, şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, kolesterol yüksekliğinin ana sebebidir. Obezite ve hareketsiz yaşam ayrıca bazı kanserlerin sıklığını önemli ölçüde artırır. Bunlardan bazıları meme, kalın barsak, böbrek, prostat ve rahim kanseri gibi kanserlerdir. Obezitenin kanser riskini arttırmasının en önemli nedeni fazla olan yağ dokusundan salınan bazı hormonlar ve iltihabi reaksiyona neden olan sitokin dediğimiz maddelerdir. Bunlar hücre yapısını ve çoğalmasını etkileyerek kansere davetiye çıkarır.

Beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmek bizi kansere karşı %30-60 oranında korur.

Kanserlerden korunmak için tüm bu saydığımız etkenleri hayatımızdan çıkarmamız gerekir. Özellikle sigaranın bırakılması, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite artışı bizi tüm kanserlerden önemli ölçüde korur.

Genetik eğilimi olan kanserler

Bazı kanserler bazı ailelerde genetik eğilimden dolayı sık görülür. Özellikle meme kanseri, bağırsak kanseri, akciğer kanseri ailesel olabilir. Eğer ailenizde bu tarz bir kanser var ise taramalarınızı kesinlikle aksatmamanız gerekir.

Rutin kanser taramaları

Günümüzde rutin olarak taranan kanserler meme, rahim ağzı, kalın barsak, cilt kanserleri ve prostat kanserleridir. Kadınlarda en sık meme kanseri ve tiroid kanseri görülür iken erkeklerde en sık akciğer ve prostat kanseri görülmektedir. Meme kanseri taraması için her kadın ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi yapmalıdır. Ele gelen bir kitle olur ise hemen hekime başvurmalıdır. Bunun dışında 40 yaş üstünde, 2 yılda 1 mamografi ile meme kontrol edilmelidir. Rahim ağzı kanseri için, ilk cinsel ilişkiden 3 yıl sonra veya 21 yaşından itibaren yılda 1 kez rahim ağzından örnek alınarak bakılmalıdır. Kalın barsak kanseri taraması, özellikle ailede bu hastalık var ise büyük önem arz eder. 50 yaş üstünde yılda 1 kez dışkıda gizli kan bakılmalı, ayrıca 5 yılda 1 sigmoidoskopi (makattan barsak görüntüleme)  ile hastalar taranmalıdır. Cilt kanserleri için özellikle benlerde olan değişiklikler ve yeni çıkan cilt lezyonları konusunda uyanık olunmalı, bu tarz durumlarda hemen hekime başvurulmalıdır.  Prostat kanseri taramasında yılda 1 kez kanda PSA bakılması, makattan elle muayene ve makattan ultrason yapılması gibi yöntemler kullanılır. Akciğer kanseri taramasında özellikle sigara kullanan bireylerde aile öyküsü de varsa tomografi ile bakılabilir. Akciğer grafisinin ve balgam testinin güvenilirliği azdır.

Enfeksiyon hastalıkları

Diğer bir hastalık grubu olan enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolu öncelikle hijyen koşullarına dikkat etmek, temiz içme ve kullanma suyu temin edilmesi, rutin aşıların muhakkak yaptırılması, kronik hastalık var ise özellikle zaatüre ve grip aşılarının yaptırılması olarak sayılabilir. 

Stres

Kendi başına öldürücü bir durum olmasa da psikolojik stres ve üzüntü bizde bazı kronik hastalıklara zemin hazırlayabilir. Baş dönmesi, vücut ağrısı, diş gıcırdatma, çene sıkma, hazımsızlık, baş ağrısı, kas gerginliği, uyku problemleri, çarpıntı, yorgunluk, bitkinlik, titreme, kilo kaybı ya da kilo alımı, sinirlilik, korku, ağlama atakları, depresyon, kaygı, olumsuz düşünceler, unutkanlık, konsantrasyon problemleri kronik stresin bazı bulgularıdır. Bu kronik stres kortizol hormonunu artırarak hipertansiyona zemin hazırlar. Ayrıca insülin direncini artırmak suretiyle şeker düzeyini yükseltir. Ayrıca kalp hastalıkları, obezite, depresyon gibi hastalıklara yol açabilir. Bunlarda yaşam kalitenizi oldukça bozar. Stresten korunmanın ilk yolu, stres faktörlerinin hayatınızdan mümkün ise çıkarmaktır. Eğer bu mümkün olmuyor ise stresle başetme yöntemleri denenmelidir. Bunlar arasında en önemlisi düzenli egzersiz yapmaktır. Günlük 30 dakika yapılan açık hava yürüyüşü, mutluluk hormonlarını artırarak stresi önemli ölçüde azaltır. Sigara mutlaka bırakılmalı, alkol kullanımı kısıtlanmalıdır. Ayrıca sağlıklı kiloda kalma, meyve sebzeden zengin, doymuş yağdan fakir sağlıklı beslenme de stresi azaltmada önemlidir.

Travma ve kazalar

Diğer önemli ölüm nedeni olan travma ve kazalardan korunmanın en önemli yolu hepimizin bildiği gibi özellikle trafik kurallarına uymak, günlük yaşamımızda travma unsuru olabilecek etkenlerden uzak durmaktır. Özellikle yaşlı kimselerde düşme yaralanmalar önemli sakatlık ve yatağa bağımlılık, hatta ölüme neden olabilir. Bunu önlemek için yaşlıların yaşam alanı olabildiğince güvenli hale getirilmelidir. Özellikle tansiyon ilaçları, idrar söktürücü gibi ilaçlar tansiyon düşüklüğüne neden olup düşme ve sakatlanma riskini artırabilir. Bunu önlemek için bu tarz ilaçları kullanan yaşlılar yakın hekim kontrolünde olmalıdır. Düşme sonrası yatağa bağımlılık meydana gelmesi durumunda bu hastalarda akciğer enfeksiyonu, akciğere pıhtı atması gibi ölüme neden olabilecek durumlar meydana gelebilir.

Sevgili okurlar, gördüğümüz gibi sağlıklı ve zinde bir hayat için yapmamız gereken şeyler ve almamız gereken önlemler aslında çok basit. Kendiniz ve geleceğiniz için sağlıklı bir vücuttan daha kıymetli bir yatırım olamaz sanırım. Sağlıkla ve sevgiyle kalın…




Bu haber 22.11.2017 09:09:23 tarihinde eklenmiştir. Toplam okunma sayısı :



İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.

Okuyucu Yorumları

Haber Gezintisi

  • ABD’nin Kudüs kararı Düzce’de protesto edildi

  • Düzce Belediyesinde müdürler arasında koordinasyon sağlanıyor

  • Vali Dağlı’dan “10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü” mesajı

  • Bir Gazinin gözünden 15 Temmuz gecesi

  • Düzce Üniversitesi Hentbol Takımı 1.Lige yükseldi

  • “Başarı İçin Hayata Gülmek”

  • Düzce’de yoğun sis etkili oluyor

  • Aralık ayı ikinci birleşimi yapıldı

  • İşte son kararlar

  • Beyköy bu takıma sahip çık

  • Düzcespor soruyor

  • Ahmet Kara kursa gitti

  • Geçmiş olsun kaptan

  • Tertip komitesi gönderdi

  • Üniversite öğrencilerinden duyarlılık örneği

  • Yalçın ekonomik sorunlara çözüm istedi

  • Başkan Ay Teknopark inşaatını gezdi

  • İhtiyaç sahiplerine yardım

Benzer Haberler