İki maç, altı puan…




Tekrar merhabalar değerli voleybol severler.

Geride bıraktığımız son iki hafta içerisinde takımımız deplasmanda oynadığı BAL (Bornova Anadolu Lisesi) maçını 3-1 ve evinde oynadığı son hafta maçı olan Alanya belediye maçını da 3-1 kazanarak liderlik ve yenilmezliğini sürdürmüş oldu. 

Şahsen bu liderlik ve yenilmezlik konusuna çok takılmıyorum. Her şeyin bir sonu olduğu gibi ligde yenilgilerde yaşayabiliriz, liderlikten de düşebiliriz. Önemli olan lig maratonunun sonunda ligi ilk dört içinde bitirmektir. Zira play Off’lara giden yolun anahtarı

Ligi ilk dört içinde bitirmekten geçmektedir.

Gelelim BAL maçına. Bu maçı 2. setinden itibaren TVF’nun sitesinde yer alan “Voleyboltv”

Portalından izlemeye çalıştım. Son derece kötü olan görüntü ve internetteki kopmalardan dolayı sağlıklı bir izleme imkânım olmadı. İzlemeye başladığımda ilk seti zaten BAL almıştı. 2.ve 3. setlerde ise takımımız daha iyi oynayarak durumu 2-1’e getirdi. 4. sette ciddi bir mücadele oldu, zorlandık ancak seti takımımız 28-26 aldı ve maçı da 3-1 kazanmış oldu. Eğer dördüncü seti kaybetmiş olsaydık maçı da kaybedebilirdik. Bir tespitte bulunayım. Mütevazı ve   aslında eksik bir kadromuz var. Buna rağmen sporcular ve teknik kadro birbirini çok iyi tanıyor biliyor. Sekiz haftalık bu yüz güldüren performansın arkasında işte bu kenetlenme yatmaktadır. Yoksa geçen sezonki Kula takımı gibi aşırı bütçeli müthiş bir kadromuz yok aslında. 

Bundan önceki yazımda BAL maçı için öngörümün, takımımızın bu maçı kazanacak güç ve tecrübeye sahip olduğu ve favorinin takımımız olduğunu belirtmiştim. Beni yanıltmadılar.

Şimdi evimizde oynadığımız Alanya maçına bir bakalım. Aynı BAL gibi puan cetveline baktığınızda orta sıraların altında yer alan bir takım Alanya Belediye. Takımımızın bu maça kadar ortaya koyduğu performansa baktığınızda çok rahat 3-0 alınacak bir maç gibi gözüküyordu. 

Ancak öyle olmadı. İlk seti Alanya Belediye alınca takımımız adeta bir duvara çarpmış gibi oldu. Sendelendik desek daha doğru olur. Sasha sakat diye hoca ilk altıda onunla başlamadı.

Halit’in ayağı alçıda. Murat’ın her nedense bu maçtaki formsuzluğu, genel anlamda takım olarak pasöre iyi manşet getirilememesi nedeni ile berbat geçen birinci seti yaşadık.

Neyse ki 2. setten itibaren Sasha’nın tekrar oyuna dahil olması ile durum toparlandı ancak rakip Alanya hiçbir zaman maçı bırakmadı. İkinci ve üçüncü setlerde de devam eden rakibin direnişi 4. sete geldiğimizde özellikle kurduğumuz yüksek bloklar ve etkili hücumlar ile tamamen yok oldu ve farklı bir şekilde bu seti alarak (25-14) maçı da 3-1 kazanmış olduk. Açık söylemek gerekirse gerek takımımız gerekse izleyenler açısından rahat bir maç asla olmadı.

Bu maç sanki BAL maçının bir tekrarı gibiydi. Geride bıraktığımız haftalar bize şunu göstermiştir ki; rakibin puan cetvelinde konumuna bakıp asla ve asla küçümsememeli, nasıl olsa kazanırız moduna asla girilmemesi gerektiğidir. Yanlış anlaşılmasın bu tespiti takımımız böyle davrandığı için yazmıyorum. Her maça çıkarken bunu temel bir ilke kabul edip öyle oynamamız gerektiği için yazmaktayım.

Şu bir gerçek ki kadromuz çok sınırlı. Geçmiş yazılarımda da ifade ettiğim üzere takıma acilen güçlü ve kaliteli bir dört numaralı pozisyon oyuncusu alınmalıdır. Önümüzdeki haftalarda olası bir yeni sakatlıklar durumunda yarıştan koparız. Bu çok açık ve net bir tespittir. Bakın her aman garanti oynamayı seven Gökhan Hoca ilk altıda Sasha’yı sakat diye oyuna sokmadı başımıza neler geldi. 

Bu maç ile ilgili olarak bir diğer tespitimde pasörümüz Görkem’in smaçörlerine attığı   paslardaki değişkenliktir. Görkem bazen dört nolu pozisyona öylesine düşük ve fileye yakın paslar atıyor ki smaçörünü adeta rakibin bloklarına boğduruyor.  Bu paslar bazen de aşırı açık düşüyor. Her iki durumda da smaçörün bu toplar ile sonuca gitmesi, yani topu sayıya çevirmesi, yani voleybol tabiri ile topu öldürmesi imkansızlaşıyor. 

Şahsen paslardaki bu verimsizliği Görkem kalitesinde ve tecrübesindeki bir pasöre yakıştıramıyorum ve gerçekten şaşırıyorum. Bu seviyedeki ligde bir maçta üç, bilemedin dört kötü pas atabilirsin bunun fazlası sıkıntı doğurur. Görkem bu ligdeki en tecrübeli, en kaliteli ve fiziği en iyi olan pasörlerden biridir.  Görkem iyi oynadığı zaman takımda fark yaratır. 2. lige (şimdiki adı 1. lig) ilk çıktığımız sezon evimizde oynadığımız 3-0 kazandığımız TED maçında takımı oynatan Görkem’in o oyununu unutmamız mümkün değildir. Geçen sezon efeler liginde Beşiktaş takımında oynayan ve çok iyi maçlar çıkaran Görkem’den beklentimiz çok yüksektir.

Eminim bu konuyu hem Görkem hem de smaçör arkadaşları enine boyuna tartışıyorlardır.

Bu arada Alperen bu maçta kendisinden beklediğimin çok üzerinde bir performans ortaya koydu. Gerek blokları gerekse öldürdüğü toplar ile takımına büyük katkı sağladı. Onu sadece bir maçta değil önümüzdeki tüm maçlarda takımına omuz verirken görmek istiyoruz. Alperen’i yıllardır izleyen bir kişi olarak ilk defa benden bu maçta geçer not aldı. Umuyorum ki bu maçtaki verimli oyununu tüm sezona yayar ve bizlerde onu hak ettiği şekilde yazar ve yorumlarız. Alperen’den isteğimiz bizi bu maçta olduğu gibi şaşırtmasıdır.

Şimdi önümüzde deplasmanda Tofaş maçı var. Maç Bursa’nın en kötü salonu olan “Çekirge Spor Salonunda” oynanacak. Tofaş bu sezon maçlarını bu bahsettiğim salonda oynuyor. Oysa Tofaş’tan daha alt liglerde oynayan voleybol takımları maçlarını “TVF Cengiz Göllü Spor Salonunda” oynuyor. Bu maçta doğal olarak takımımız favori olan takım. Ben bu maçı normal koşullar altında takımımızın kazanacağı düşünüyorum. Tofaş ligde 8. sırada ve 5 mağlubiyeti 3 galibiyeti var. Yani karnesi iç açıcı değil. Bu maçı almak için olanca güçleri ile asılacaklar. Bizim takım herhangi bir sorun yaşamaksızın normal oyununu oynarsa bu maçı rahat alır düşüncesindeyim. Bu maçın bir diğer özelliği de smaçörümüz Kerem Can’ın alt yapısından yetiştiği kendisinde büyük emeği olan kulüp ve hocalarına karşı bir sınav verecek olmasıdır. 

Toparlayacak olursak takımımız gayet iyi bir şekilde yoluna devam etmektedir. Bu takımın bir hedefi var ise (ki var…)  takviyeye ihtiyacı olduğu bir gerçektir. Alanya maçı bize şunu göstermiştir ki; gerektiğinde rotasyona dahil edilecek oyuncu noktasında takım büyük sıkıntı yaşamaktadır. Bu sıkıntının başlıca kaynağı sakatlığı biraz uzun sürecek olan Halit’in yokluğudur. Takım bir başka sakatlığı daha kaldıracak durumda değildir. O neden ile kendisinin de bu durumu gayet iyi bildiğini düşündüğüm kulüp başkanı Hatun hanımın teknik kadronun önerileri doğrultusunda bu duruma yönelik tedbirler alması elzemdir.

Şu ana kadar geride bıraktığımız sekizinci hafta sonu itibarıyla; 28  birinci  lig kulübü arasında ( 14 takım A grubu, 14 takım B grubu) sekizde sekiz yaparak, sadece iki set kaybı olan puan ve averaj ile   zirvede yer alan bir takıma kendi yağınızla kavrulun, transfer yapamayız demek biraz haksızlık olur.

Bu vesile ile Bursa da oynanacak Tofaş maçında takımımıza sonsuz başarılar diler, maçı kazanan tarafın takımımız olmasını dilerim. 

Tekrar görüşünceye kadar herkese voleybol dolu günler dilerim.

Voleybolx


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Bu makale 23.11.2017 11:29:47 tarihinde eklenmiş ve toplam kere okunmuştur.



Okuyucu Yorumları