Gülen Cemaati




Gülen cemaati ile 1977 yılında tanıştım. Akçakoca Otelin havuzlu bahçesinde gece düzenlemişlerdi. Beni de gazeteci olarak ısrarla davet ettiler.

Gece slayt gösterileri ile başladı. Atatürk’ün Türki Devletlerinin bir gün bağımsızlığına  kavuşacakları sözü ile başlayan gösteride Türkiye’nin Türk Dünyasının lideri olma şansını kaçırmamasını tavsiye ediyordu. Sonra Türki Devletlerinden gelen öğrencilerin gösterileri sergilendi.

Gecenin sonlarına doğru katkıda bulunan kişi ve kuruluşları adları okunarak teşekkür edildi. Bağışlar zarflar içinde yapılıyordu.

Türkiye’nin geleceği konusu beni heyecanlandırmıştı.

Sonra Cemaati incelemeye araştırmaya çalıştım. O günlerde fazla bilgi yoktu. Ama gün geçtikce, edindiğim bilgilerle hayretlere düştüm.

2010 yılında, gazetemizin yazarlarından biri, Hanife Avcı’nın cemaati anlatan kitabından bir alıntıya yer vermişti. Bu yazı sonrası biri, öfke ile odama girdi. O yazıyı niçin yayınladığımı sordu, “Gülen’in adını nasıl anarsınız, zaman gazetesinde böyle yazılar önce incelenir, siz incelemeden nasıl yazarsınız” gibi kaba tavırlarla tehdit etmeye çalıştı.

Bu kişinin geldiği kurumun müdürünü aradım. Kaba ve tehditkar davranışı anlatmak istedim, ama “ne dediyse doğrudur” diye tasdik etti. 

Gelişen zamanlarda cemaate bağlı işyerlerinin büyüdüğünü gördüm. Birbirlerini destek olup örgütlendiler. Bu sıralarda bazı tanıdıklarım “işini büyütmek istiyorsan sen de cemaate katıl” diye önerdiler.  Ancak samimiyetlerine inanmadığım için yakınlık kurmak istemedim.

Gülen’i Amerika’da ziyaret eden birinden dinledim. Yanından ayırmadığı ve varisleri olarak yetiştirdiği 4 gençten bahsetti. Neden bir veya iki değil de 4 diye sordum kendime. Dini lider idi ya, Peygamberimizden sonra 4 halifeyi hedeflediğini düşündüm.

Cemaati Atatürk’ün hedeflerinden yola çıktılar görüntüsü ile tanımıştım ya. Oysa Atatürk’ü hiç sevmediklerini öğrendim. Cumhuriyeti istemediklerini okudum. Hz. Muhammed’i peygamber olarak kabul etmeyip, Muhammedsiz ezanı yaymaya çalıştıklarını gördüm. Kutlu Doğum haftaları çıkardılar.

Her konuşmasında rüyalarından örnekler veren Gülen’in hayatını anlatan bir kitabında, neden evlenmediği sorusuna şöyle cevap verdiğini okudum : “Bir gece rüyamda peygamberi gördüm. Bana evlenmememi öğütledi. Evlenirsen, halkına hizmeti aksatırsın…” 

Gülen’i tanıdıkça planlarını öğrendikçe hayretler içinde kaldım. 

Dini ve insanların duygularını kullanarak istismarlarını gördüm. Gülen için çok yazıldı, çok anlatıldı. Ve hedefini gizli tuttuğunu ama bunun ne olduğunu hemen herkes biliyordu. 

Sonuç olarak darbe girişiminin önlenmesi ile Türkiye büyük bir tehlikeden kurtulmuş oldu.

Allah Türk Milletini sahte dincilerden, Türk düşmanlarından korusun.

 

 


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Bu makale 23.07.2016 14:30:59 tarihinde eklenmiş ve toplam kere okunmuştur.



Okuyucu Yorumları