KÜTÜPHANE Mİ, ETÜD MERKEZİ Mİ?




Yağmurlu bir günde kütüphaneye gittim. 

Böyle zamanlarda kütüphanelerin tılsımı başkadır. Hislerimin beni yönetmesine izin verdim.

Kütüphanenin kapısından girdim…

Girer girmez konumun içine de girdim.

Oturacak yer göremedim, ne yapsam bilemedim.

Kütüphanenin kendine özgü dokusu yok olmuştu. Aslında şaşırmadım. Sırf bu nedenle uzun süredir gelmemiştim.

Girerken değişmiş olmasını istedim. 

Şimdi içeriye girip, seçeceğim kitapları ve yağmuru hissedecektim…

Oysa öyle olmadı, görüntü değişmemişti. Tüm masalarda ders çalışan öğrenciler vardı. Üstelik de kütüphanenin tüm prizlerinde şarj olan telefonlar takılıydı. Bunu sevmedim.

Kütüphanenin ders çalışma merkezi olması amacından sapan bir yönelim…

Neresi eğilimlere ve çerçevelere uygundur bu işleyişin.

Kimse buna ses çıkarmıyorsa tuhaflık üzerinedir tespitim…

Ben kütüphanede ders çalışan değil kitap okuyan insanlar görmek isterim.

Ders çalışanlara katlanmak zorunda değilim.

Birileri bunun için bir şeyler yapsın derim.

Ders çalışanlar evlerine gitsin… Ya da devlet veya kent belediyesi istiyorsa onlara çalışma merkezleri diksin.

Ama kütüphane benim ve herkesin…

Haklarımın yok edilmesini sindiremem.

Çünkü kitap okumak benim en güzel eylemim…

 


Son Yazıları

2019.05.07 - MUSA VE ÖĞRENCİLERİ
2018.12.20 - Yerli malı yoğurdu
2018.06.13 - Dünyayı değiştirecekler
2018.05.29 - BİR BU EKSİKTİ
2018.05.17 - Bu kez Bob Marley
2018.05.10 - BİR YALNIZLIK OYUNU
2018.05.01 - Zakkum iyi geldi
2018.03.23 - Ali Beşer
2018.03.05 - BİR FİLOZOFUN GÖSTERİSİ
2018.02.24 - İYİ ŞARKILAR SÖYLÜYORSUN SEN

İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları