Deplasmandan galibiyetle dönmek




Pazar sabahı Bursa’ya yola koyulduğumuzda daha gün ışımamıştı. Adapazarı’na doğru güneşte kendisini yavaş yavaş göstermeye başladığında insanın içi de ister istemez ısınmaya başlıyor. Bursa’ya vardığımızda maçın oynanacağı stadı bulduğumuzda ise Uludağ’ın tepelerindeki bembeyaz gelinliğin rüzgarı insanın suratına öyle bir vuruyordu ki o soğuğu anlatmak hakikaten zor.

Maç başlıyor. 250 dolayında taraftarımız var. O gençlerimizin Uludağ’dan gelen soğuğa aldırdığı yok. Daha maçın 13. dakikasında kazandığımız penaltı ile 1-0 öndeyiz. Dakikalar ilerliyor. Evlere şenlik bir gol yiyoruz. İlk yarı 1-1 sona eriyor. İkinci yarının hemen başları BİR PENALTI DAHA. O penaltıyı da 33 nolu futbolcumuz emre gole çeviriyor. 2-1 öndeyiz. Maç devam ediyor. Ev sahibi takım tabi ki bastıracak. Bakıyorsun bizim çocuklarımıza deplasmanda bir takım nasıl top oynayacaksa oynuyorlar. İnsanın içi kıpır kıpır oluyor. Tuttuğunuz takım galip mi, galip. İyi top oynuyor mu oynuyor. Bu çocuklar ALKIŞI hak ediyor mu ediyor. Bu düşünceler içerisinde maçın seyrine dalmışım. Hakemin düdüğü çalıyor. Maç bitti beyler, Düzcespor 2-1 galip diyor. O gençlerimizin sevincini görebilmek ayrı bir güzellik. Üzerlerinde taşıdıkları kırmızı lacivertli formalar Uludağ’ın o soğuğunda ellerinde bayrak olmuş. Karşılarında o formalarını terleten gençleri bağırlarına basan taraftarlar bağırıyorlar ,SEN BÜYÜKSÜN, ŞAMPİYONLUĞU HAK EDİYORSUN DÜZCESPOR.

 


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları