biR reddediş yazıSı




radikal insanlar dengeleri bozarlar… günlük yaşayanlar, taklitçi yaşamları bozulunca radikal insanlardan rahatsız olurlar. evcillerin hayat tarzları kendilerine sunulanı yorumlamak ve yemek içmek üzerine kuruludur. düşündüklerini sanan kopyacılar, kendileri adına düşünülenin oyuncuları olmaktan öteye varamazlar. hayata dokunamazlar. çizgiden ayrı duramayanların şiirleri, görüşleri, öyküleri olmaz… lümpenlik yaparak çevreci, dünyacı, insancıl olduğunu söyleyenlerin karşısına hep doğru dürüst birileri çıkar ve onların kapitalist yalanlarını ve etkisiz yanlarını sorgular. denge bozulunca, lümpenlerin ve taklitçilerin yüzündeki ifade tam bir düşsüzlüktür ve hiçliktir aslında...

felsefeyi bUnLarı anlayabildiğim için seviyorum... kendime ilişkin hacktivist, sinematik, fotoğrafik, şiirsel, sanatsal, kültürel ve mizahi bir ideOlojim var... doğru dürüst ve etik yaşamaktan yanayım... geniş açıda bakıyorum ve alan derinliği bozulmadan dünYayı; tüm olanları ve oyunları net görüyorum... popülist değilim... heyecanlarım doğru yerlerde ve mücadelem glObal bağlamda kapitalizmle ve emperYaLizmle... şunu söyleyebilirim: "kapitalizm, emperYalizm ve çok tüketim reddedilmeli... dünYa değiŞmeLi..."

palavralara karnım tok... yaşam tarzLarını, felsefeLerini, hayata bakışLarını, sanatLarını, ne kadar kapitalist ya da emperyalist olmadıkLarını söylemelerini iStiyorum inSanlardan...

kapitaLizmi süPürmek istiYorum... ve emperyaLizmi... ve kopyacıLığı... ve takLitçiLiği... ve yaranmacıLığı... ideOlojisiz oLmaları ve gürültülü kahkahaları ve tüm palavraLarı ve basit kOnuşmaLarı ve mizahsızLığı sÜpürmek iStiyorum...

şunu anlamaLıLar: sınıfımda güncel olayları konuşurken ülkesinin adı geçince ağlamaya başlayan 3. sınıf öğrencisi ıraklı mustafa'nın gözyaşlarında özlem var... ülkesi savaşın içinde ve emperyalizm her zaman olduğu gibi feci, sefil ve acımasız...

düşlerine sığınacak yer arayanlar, bir yerlerde, ötelerde ve berilerde, felsefe ayırmadan mutlaka varoluşlarını başkalarının kıskacına bırakıyorlar… oysa gerçek düşler sığınmazlar… zamana, evrene özgür dizeler bırakırlar... şakşakçılık, taklitçilik, kopyacılık, yalancılık ve başkalarına yaslanmalar elbette yalancı kapitalizmden masallar… bazı insanlar bunu çok yaşarlar… bazı insanlar aşkları, her sanatı, sonbaharı, anları, şiirleri, kitapları çıkarları için kullanırlar… ve zamanı gelince üfler zaman… onlar çok geçmeden dağılırlar…

global kapitalizm ve de emperyalizm hayatımızı karıştırmayı sürdürüyor... yıllardır bu sömürünün nasıl sürdüğünü söyleyip duruyorum... bunun için yazmaya meyilliyim... ot'lamaya, okumaya... sek yaşamaya... gelecek güzel günlere aşığım... güneşin dönüşündeki ısrara... kapitalizmin şifreleri böyle çözülecek... okuyup yazan, yalansız dolansız, doğru dürüst insanlarla... evrensel ütopyaları okumak, yazmak, söylemek en büyük eylem... kapitalist sistemle yakın olanlardan uzak kalmak en büyük reddediş...

işte bU yüzden yüzsüzlüğü, çok yüzlülüğü, yalancılığı, borsayı, hızlandırılmış zamanları, ortlama yaşamları, “-mış gibi” oluşları, dönüp dönüp durmaları, falanı filanı reddediyorum…

işte bu yüzden şiiri seviyorum... bu yüzden aşktan yanayım... bu yüzden hacktivist idolojimin hastasıyım...

bunLarı anlayanlara seLam olsun.....

 


Son Yazıları

2019.05.07 - MUSA VE ÖĞRENCİLERİ
2018.12.20 - Yerli malı yoğurdu
2018.06.13 - Dünyayı değiştirecekler
2018.05.29 - BİR BU EKSİKTİ
2018.05.17 - Bu kez Bob Marley
2018.05.10 - BİR YALNIZLIK OYUNU
2018.05.01 - Zakkum iyi geldi
2018.03.23 - Ali Beşer
2018.03.05 - BİR FİLOZOFUN GÖSTERİSİ
2018.02.24 - İYİ ŞARKILAR SÖYLÜYORSUN SEN

İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları